“Canlı kalkan oluruz”

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada çarpıcı açıklamalarda bulundu.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Kürt sorununu barışçıl çözeceğim, analar ağlamasın’ diyen hükümet ne yapmak istediğini sorarak, AKP’nin böyle bir dönemde operasyon düzenlemesi halinde, operasyon bölgelerine gideceklerini söyledi. Demirtaş, “O gençler birbirini öldürmesin diye gerekirse operasyonlar bölgesine gideceğiz. Tankların önünde duracağız. Yeni bir çatışmaya izin vermeyeceğiz. Bu böyle bilinsin” diye konuştu.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, 4 Nisan 2008 tarihinde Amara’ya yürümek isteyen kitleye polisin saldırısı sonucu yaşamını yitiren Mahsum Karaoğlan ve Mustafa Dağ’ı anarak başladı. Hem Newroz’da hem de Amara yürüyüşünde yasaklama, engelleme olmadığı takdirde gerginliğinde yaşanmadığını söyleyen Demirtaş, “Geçen yıl hükümetin politikası gerginlik üzerine kurulduğu için ne yazık ki iki insanımızı kaybettik” dedi. Hükümetin ortaya çıkan barışçıl mesajları okumasını isteyen Demirtaş, BDP’nin bu mesajları siyasete dönüştürmek için daha fazla çaba harcayacağını ifade etti. Gazeteciler gününü de kutlayan Demirtaş, bugüne kadar 83 gazeteci öldürüldüğünü, 90-94 yılları arasında 34 gazetecinin öldürüldüğünü ve bunlardan 22′sinin Güneydoğu’da olduğunu söyledi.

‘AKP bu kadar bocalıyorken katkı sunma gayreti içindeyiz’

Anayasa değişikliklerinin tartışılmaya devam ettiğini belirten Demirtaş, “Görünen o ki hükümetin bu basiretsizliği devam ettikçe tartışmalar devam edecek ve tartışmalar oturması gereken rotaya oturmayacak. Geldiğimiz noktada öncelikle yeni anayasa konusunda oluşmuş olan toplumsal, güçlü bir mutabakatın hükümet tarafından nasıl heba edildiğini görüyoruz. 1982 darbe anayasasına karşı Türkiye’de çok ciddi ve güçlü mücadeleler verildi. Bu uğurda büyük bedeller ödendi, büyük acılar çekildi. Türkiye yeni bir anayasaya kavuşsun diye çok ciddi emekler verildi. AKP bu desteği alıp çarçur edecek. Daha AKP ortada yokken yeni anayasa talebi güçlü bir talepti. 8 yıldır iktidarda olan bu parti bırakın bu taleplere cevap vermeyi, bu talepleri geri çeken küçük bir yargı reformuna dayandırdı. Türkiye yeni bir anayasa istiyor mu? İstiyor, bu anayasa dar geliyor mu? geliyor. Ne duruyorsunuz o zaman. Getirin yeni bir anayasa desteklemeye hazırız. STK’lar desteklemeye hazır. Türkiye’ye laik olan bir anayasayı birlikte yapalım. Ama yok bu kadar beklentiye rağmen sadece yargı reformunu içeren, adına reform ve demokratikleştirme denilerek destek isteniyor. Partimiz tarafından bu tespit yapılmış olmasına rağmen başından beri yapıcı bir muhalefet izleyeceğimizi paketi görmeden hayır demeyeceğimizi, demokratik gücünü artırmak için çaba göstereceğimizi belirttik. Arkadaşlarımız üzerinde güçlü bir şekilde çalıştıkları ve eski çalışmalardan yararlanarak paket hazırladılar. Bu paket geçen hafta açıklandı ve kamuoyuna deklere edildi. AKP bu kadar bocalıyorken biz buna rağmen katkı sunma gayreti içinde olduk.”

‘Talepler görülmezse AKP, CHP ve MHP’yi demokrasi karşıtı ilan ederiz’

Anayasa değişikliği konusunda önerilerini sunmalarına rağmen, AKP Grup Başkanvekillerinden birinin, ‘biz katkıya açıktık ama hiç bir parti bize öneri sunmadı’ dediğini hatırlatan Demirtaş, “Böyle bir ciddiyetsizlik olur mu? Böyle görmezden gelme olur mu? AKP’nin böyle yarım yamalak çalışmasına rağmen önerilerimizi hazırlayıp elden sunduk. BDP’nin bu önerisi sunulmamış gibi ifade ediliyor. Sayın Başbakan arkasından hiç bir şekilde hiç kimseyle pazarlık yapmayacağız diyor. Biri BDP’nin taleplerini görmezden geliyor diğeri pazarlık olarak görüyor. Her kim BDP’nin kayıtsız şartsız destek vermesini istiyorsa aynaya baksın. Kendilerin kayıtsız şartsız biat edebilirler. Kendileri bilir ama BDP bu ülkenin demokratik ana muhalefetidir. Hiç kimse BDP üzerinde böyle bir basınç oluşturarak ‘ya statükoculardan yana olursunuz ya da yaram yamalak düzenlemeye destek verirsiniz?’ diyemez. Biz bu güne kolay gelmedik. AKP sayesinde de gelmedik. Halkımızın sayesinde geldik. Elbette ki er ya da geç bu taleplerimizi Anayasa ve yasalara yazdıracağız. Biz istiyoruz ki demokrasi ve özgürlük talepleri başka baharlara kalmasın. Çok acılar yaşandı bundan sonra yaşanmasın. Olgun davranmamızın nedeni budur. Olgun yaklaşıyorsak demokrasiye olan inancımızdandır. Eğer talepler görmezden gelinirse AKP, CHP ve MHP’yi demokrasi karşıtı ilan edip kendi radikal demokratik taleplerimizi açıklayacağız. Hiç birinden yana tavır koymak zorunda değiliz” dedi.

‘Hak ve özgürlükler mutlaka kazanacak’

80 yıldır baskının olduğunu ve bunun karşısında da direniş olduğuna dikkat çeken Demirtaş, “Bu direnişi yok sayacaksanız, bütün bu emekleri getirip AKP’nin girişimlerine bağlayacaksanız. Böyle bir şeyi BDP kabul edemez” şeklinde konuşarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkede demokrasi gücü varsa o BDP’nin demokrasi gücüdür. Biz bu konuda herkesin taleplerini acil demokrasi paketine koyduk. Asla pragmatist yaklaşmadık. Bunlar nasıl pazarlık konusu olabilir. Siz içten pazarlıklı davranabilirsiniz ama biz hak ve özgürlük konusunda pazarlık yapmayız. Olsa olsa mücadele ederiz. Bu nedenle BDP ve AKP arasında bir pazarlık olmadı olmayacak. BDP bu taleplerin kabul edilmesi için mücadele edecek. Bu hak ve özgürlükler mutlaka ama mutlaka kazanacak. AKP’nin partizan yaklaşımları gibi yaklaşmadık. Anayasa herkesin anayasasıdır. Hak ve özgürlük bir pazarlık konusu olarak tartışılamaz. Bu talepler demokratik muhalefetin talepleridir. Gelinen aşamada taslağı komisyona dahi getirmemiş basiretsiz bir anlayışla değişiklik yapılamıyorsa bu bizim suçumuz değildir. 337 milletvekili olan iktidar taslak üzerinde usul üzerinde tartışmalara neden olabiliyor. Gerçekten yeni demokratik bir anayasa niyetiniz olsa, imza sorununu yaşamazdınız. İmza işini grup personeline havale etmezdiniz. Gelinen aşamada hükümet usul esas ve öz açısından anayasa değişikliği konusunda sınıfta kalmıştır. Komisyon aşamasında BDP’nin talep ve beklentilerini dikkate alarak taslağı genişletmeli ve gerek seçim barajı, hazine yardımı, TCK ve TMK komisyonu taleplerimizi dikkate almalıdır. Kendi partisinin desteğini dahi alamayan bir hükümet, BDP gibi radikal demokrat bir yapının desteğini istemesi doğru değildir. HSYK ve Anayasa Mahkemesi demokrasi açısından ele alınması gerekiyor. Ama bu halk 82 darbesinden bu yana yeni bir anayasa özlemi içindeyken siz bununla sınırlı kalamazsınız. Kolektif hak ve özgürlükleri pakete yerleştirmezseniz, halkın sandığa gitme motivasyonunu yaratamazsınız. Herkesin kendi bulabileceği bir demokratik reform paketi haline getirilmesi konusunda ısrarcı olacağız.”

‘AKP ve CHP’nin hakimleri olmasın bağımsız ve tarafsız yargı istiyoruz’

Balyoz tartışmalarında hükümet ile muhalefetin yargı reformuna nasıl yaklaştıklarının gözler önüne serildiğini dile getiren Demirtaş, yaklaşımın sakıncalı ve taraflı olduğunu ifade etti. AKP’li hakim ve savcıların tutukladığını CHP’li hakim ve savcıların serbest bıraktığını belirten Demirtaş, hakim ve savcıların ne AKP’li ne de CHP’li olmalarını istediklerini söyledi. Bağımsız ve tarafsız yargı istediklerini dillendiren Demirtaş, “AKP’li yargının neler yapabildiğini gördük. Biz siyasallaşmış yargı istemiyoruz. AKP ve CHP arasında yürüyen bu iktidar savaşının yargıyı bağımsız hale getirme girişimi olmadığını biliyoruz. Bu savaş ve çatışma yargıyı tarafsızlaştırma mücadelesi değil, iktidar mücadelesidir, yargıyı bir birinin elinden kapma mücadelesidir. Bu konuda mutlaka ama mutlaka BDP’nin taleplerinin göz önünde bulundurulmasını istiyoruz. Biz AKP, CHP yada BDP’li yargı istemiyoruz. Biz hak ve özgürlükleri referans almış tarafsız yargı istiyoruz. Eğer komisyon aşamasının verimli geçmesi isteniyorsa şu aşamaya kadar görmezden geldiği bizim ve demokratik çevrelerin önerilerini dinleyebilir ve buna kulak verebilir. 10 Nisan mitingiyle anayasa talebimizi dile getireceğiz. Bu vesileyle Kadıköy’de yapılacak olan mitinge herkesi katılmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘Azadiya Welat 7 kez kapatıldı dağıtımcıları gözaltındadır’

Türkiye’de yayınlanan tek gazete olan Azadiya Welat Gazetesi’nin 7 kez birer aylık kapatma cezaları ile kapatıldığını anımsatan Demirtaş, “Genel yayın yönetmeni hakkında 525 yıl ceza istenmektedir. Dağıtımcıları gözaltındadır, en son Metin Alataş isimli dağıtımcısı bir ağaca asılı bulunmuştur. Suç duyurusunda bulunmuş olmasına rağmen ne yazık ki ölü bulunmuştur. Alataş’ın ailesine başsağlığı diliyoruz. Sokakta yaşanan realite görmezden gelinerek hiç bir şekilde bu paketi özgürlük paketi olarak adlandıramazsınız. Bu ülkenin dağlarında ovalarında mayınlar patlıyorken, çocuklar ölüyorken, taş atıyor diye çocuklar onlarca yıl ceza alıyorken, kadınlar şiddet görüyorken işsizler ordusuna her gün binlerce kişi ekleniyorken, sadece yargı reformu ile ‘ben demokratikleşiyorum’ diyemezsiniz. Bu talepleri uyguladığınız durumda yaptığınız çalışmaların meşruiyeti olabilir. Yine AKP’nin çıkardığı yasalar çerçevesinde güvenlik güçlerine vur emri verilmesi nedeniyle onlarca kişi öldürüldü. Bu da AKP’nin çıkardığı bir yasadır. Neredeyse trafik polisleri bile adam vurmaya başladı. Mehmet Nuri Tamçoban kaçakçılık yaptığı gerekçesiyle öldürülüyor. Jandarma çocuğun atı jandarma üzerine sürdüğü gerekçesiyle öldürüldüğünü açıkladı. Bu ülkede jandarmanın üstüne at süremezsiniz. Mehmet Tursun gibi. Babası burada. 13 yaşındaki Uğur Kaymaz 13 kurşunla öldürülüyorken, tutuklu çocuk sayısı 4 bini aşmışken, o çocukların aileleri, teyzeleri, amcaları anayasa reformunda size destek vermeyecek. Öldürdüğünüz, cezaevine tıktığınız çocukların ana ve babaları var onlardan oy isteyeceksiniz. İnanın ki o çocukların ana babası hala ve teyzesi yaptıklarınızı hiç bir zaman unutmayacaktır. Sadece Van İran sınırında bu yasa çıktıktan sonra 16 vatandaşımız kaçakçılık yaptıkları gerekçesiyle öldürüldüler. Velev ki kaçakçılık yaptılar suçu öldürülmek midir? 16 kişinin öldürülmesi gösteriyor ki orada kasıt vardır. İçişleri Bakanının oraya müfettiş göndermesi ve sorumluları görevden alması gerekiyor.”

Muğla’da dershane parasını ödeyemediği için intihar eden 18 yaşındaki gence de değinen Demirtaş, Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan’ın aileden özür dilemesini istedi.

‘Yeni bir çatışmaya izin vermeyeceğiz’

Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz burada toplantı yaptığımız sıralarda sınır hattında son derece hareketli saatler yaşanıyor. Askeri yığınaklar yapılıyor. En son madencilik araştırma komisyonun Şırnak’ta helikopterle giderken milletvekilleri gözleriyle gördüler Cudi’de yaşananları. Kürt sorununu barışçıl çözeceğim diyen, analar ağlamasın diyen hükümet ne yapmak istiyor. Yeniden çok büyük bir çatışma ve savaş senaryosunun hazırlıkları mı yapıyor. Eğer AKP böyle bir dönemde operasyon yaparsa biz operasyon bölgelerine gideceğiz. Anaların ağlamasını bu şekilde durduracağız Çok kapsamlı savaş hazırlıkları yapılıyor. Eğer AKP’nin bundan haberi yoksa açıklama yapsın. Bu tür tehlikeli politikalardan AKP hükümeti ya da bu işi planlayan derhal vazgeçsin. Gerekirse operasyonlar bölgesine gideceğiz. Tankların önünde duracağız o gençler bir birisini öldürmesin diye. Yeni bir çatışmaya izin vermeyeceğiz. Bu böyle bilinsin. Sayın Başbakan operasyonlar durduk yere yapılmaz derken bu günlerden mi bahsediyordu. Anayasa değişikliği içinden çıkamadı acaba operasyonlara mı sarılıyor.”

yuksekovahaber

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>