Halka sorulmayacak şeyler
Ne başörtülü istediği için başı açıklar örtünmeye zorlanabilir, ne de başı açıkların hatırı için başörtüsü yasaklanabilir. Başkasının başıyla uğraşacağına, sen kendi başınla meşgul ol yani…
İsviçre’de işlenen bir şerden, Türkiye için hayırlı bir sonuç devşirebilir miyiz?
Böyle bir düşünce egzersizine ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.
Çünkü başkasında görünce yadırgadığımız hataların aynısını pekâlâ işlediğimiz halde, nedense kendimize konduramıyoruz.
‘Müslümanların minaresi olmasın, ezanlar okunmasın, yalnızca çanlar özgürce çalsın, her yer kiliseyle dolsun, herkes Hıristiyan olsun’ diyenin hükmüyle başlayalım o halde.
Görüyorum ki, Avrupa’da da, bizde de konuşanların hemen hepsinin, üzerinde ittifak sağladığı hüküm şu;
‘Minareye hayır’ diyen İsviçreliler, kendine Hıristiyan, kendine demokrattır.
Tümden gelim ve kıyas mantığıyla, bu yargı cümlesini kendimize uyarlayalım şimdi.
Bakalım, biz ne kadar ‘kendine Müslüman’ demokratız.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
















