Kiboşlu, Liboşlu Kürt açılımı
Rodi Baz*
Başbakan Erdoğan’ın Kürt sorunun çözümü amacıyla sanatçılarla yaptığı görüşmenin nasıl geçtiğini çağrılan isimlerden de anlamak zor değil.
Çalışataya katılan sanatçıların içinde politik ve duyarlı olanların sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor.
Türkiye’nin kaç vilayeti olduğunu dahi bilmeyen “sanatçı”lardan Türkiye’nin en yakıcı sorunlarına çözüm üretmesini beklemek popülizmden başka bir şey değildir.
Bunlardan bazılarına Ardahan nerededir sorsan Allah bilir Konya’yı gösterirler.
Sayın başbakan işini biliyor. Politik konularda ilgisi ve bilgisi olmayan sıradan insanları davet edilmesi boşuna değil. Hiç değilse soru ve görüşleriyle canını sıkmazlar!
Vur patlasın çal oynasın misali.
Burada davet edilen “sanatçı”ların profili de büyük önem kazanıyor.
Kim bu sanatçılar?
Demokrasi ve insan hakları konularında hangi çabanın sahibidirler?
Görüşleri kamuoyunda ne kadar merak ediliyor?
Bari çağırmışken Ferhat Güzelses’i Ajdar’ı , Kuşum Aydın’ı ve Fatih Ürek’i de davet etseydiler kare tamam olsaydı..
Sayın Kibariye, gazetecilerin “demokratikleşme ve Kürt sorunu “ konusundaki sorularına , başbakanın yakışıklılığından “süper” liğinden bahsetmesi, çalıştayın seviyesi bakımından ilginç bir gösterge olmuştur.
Bu tip toplantılarda amaç şu değil mi; Türkiyenin temel meselelerinde kafa yoran ve aynı zamanda değişik dünya görüşüne sahip sanatçıları bir araya getirerek, bir senteze varmak, çözüm için kamuoyunu hazırlamada rol oynamasını istemek değil mi?
Eğer asıl amaç buysa, farklı etnik ve inanç grupları üzerinde etkili olan sanatçıların çağırılması daha doğru olmaz mıydı?
Kaç tane MKM’li veya değişik Kürt parti veya gruplarının sempatizanı sayılacak sanatçı davet edildi?
Kürtleri kendinden dahi saymadığı birkaç devşirme ile temsil edilmesi ise ayrı bir komedi.
Bu sayın başbakanın kendi Kürd’ünü yaratma girişiminden başka bir şey değildir.
Burada sayın Sezen Aksu ve değerli birkaç sanatçıyı tenzih ederek, Kiboşlarla, Liboşlarla, caşlarla bu işlerin yürüyemeyeceğini sayın başbakanın artık anlaması gerek.
* Do-Jîn’ Dergisi Genel Yayın Yönetmeni















