Arif Adıyaman davasında itiraf

Muş’un Malazgirt İlçesi’ne bağlı İyikomşu Köyü’nde yaşayan Arif Adıyaman (70), 1994 yılında “Örgüte yardım etmek” suçlamasıyla gözaltına alındıktan iki gün sonra cesedi ailesine teslim edildi.
MUŞ – Muş’un Malazgirt İlçesi’ne bağlı İyikomşu Köyü’nde yaşayan Arif Adıyaman (70), 1994 yılında “Örgüte yardım etmek” suçlamasıyla gözaltına alındıktan iki gün sonra cesedi ailesine teslim edildi. Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına katılan C Timi komutanı, gözaltına alınanların domuz bağı ile işkenceye maruz kaldıklarını itiraf etti.
1994 yılında “Örgüte yardım etmek” suçlamasıyla gözaltına alınan Arif Adıyaman’ın cesedi askerlerce iki gün sonra ailesine teslim edildi. Askerler, Adıyaman’ın örgüte ait mühimatın bulunduğu mağarada yer gösterme sırasında mayına basarak, yaşamını yitirdiğini söylese de, Malatya Devlet Hastanesi tarafından hazırlanan otopsi raporunda; Adıyaman’ın boyun kırılması ve iç kanaması sonucu öldüğü kaydediliyordu. Daha önce Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında, işkence yapıldığını itiraf eden İyimaya Karakol Komutanı İ.K, gözaltıların Malazgirt İlçe Jandarma Komutanlığı bilgisi dahilinde olduğunu söylemişti. İyimaya Köyü Karakol Komutanı gözaltıların C Timi tarafından yapıldığını ve sorguların da C Timi tarafından yapıldığını açıklamıştı. O dönem C Timi’nin başında bulunan ve işkence ile suçlanan Osman adlı astsubay, davanın ikinci duruşmasına katılarak, gözaltıların Köy Karakolu tarafından yapıldığını ve kendisinin de sorguya katılmadığını ileri sürdü. Astsubay Osman, gözaltına alma esnasında güvenliği sağlamak amacıyla orada bulunduğunu söyleyerek, gözaltına alınan kişilerin domuz bağı ile bağlanarak işkenceye maruz kaldıklarını itiraf etti. Aynı gün Adıyaman ile birlikte gözaltına alınan köylüler de, mahkemenin birinci duruşmasında sorgu esnasında ağır işkencelere maruz kaldıklarını ve Adıyaman’ın işkence ile öldürüldüğünden kuşkulandıklarını açıklamıştı. 30 yıldır bölgede süren çatışmalarda adı sık sık işkence ve faili meçhul cinayetlerde geçen C Timi’nin görevleri, Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nin Jandarma Genel Komutanlığı’na başvurmasıyla mahkemeye gönderilen, “Gizli” ibareli belgeyle de ortaya çıkmış oldu.
C Timi: Gözaltına alınan kişiler domuz bağı ile bağlanıldı
O dönem C Timi’nin başında bulunan ve İyikomşu Köyü’ndeki gözaltıları yaptığı ve sorgularına girdiği iddia edilen Astsubay Osman , Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2. duruşmasına katıldı. Osman Astsubay, gözaltına alınma esnasında sadece güvenlik önlemi almak için gittiklerini ve yapılan sorgulara katılmadığını söyledi. Astsubay Osman, mahkemede şunları söyledi: “Malazgirt Jandarma Komutanlığı’na atandım. Bana birkaç günlüğüne C Timi’ne bakmam söylendi. Bende iki gün C Timi’ne baktım. Bu süre içerisinde biz gözaltına alınması gereken herhangi bir kişi varsa onun alınması sırasında gerekli güvenlik önlemleri alıyorduk. İlgili kişilerin gözlerini bağlayarak, gözaltına alıp karakola getirilmesi sürecinde eşlik ediyorduk. Gözaltına alınan kişileri tanımıyordum, yapılan sorgu işlemlerine de katılmıyordum.” İyikomşu Karakolu Komutanı İ.K, daha önce verdiği savunmasında sorguyu C Timi’nin yaptığı ve işkence yapıldığını kendisinin de sorgu odasına girip işkence yapılmaması yönünde ikazda bulunduğunu söylemişti. Ancak C Timi’nin başındaki Astsubay Osman Astsubay ise, sorguya İ.K’nin katıldığını belirterek, “Olay tarihinde gözaltına alma işlemi gerçekleştikten sonra uykusuz olduğum için gidip yattım. Sorguya katılmadım” diye kendini savundu. Mahkeme başkanının, “Gözaltına alınan kişiler domuz bağı ile bağlanıldı mı?” Astsubay Osman, “Gözaltına alınan kişiler domuz bağı ile sıkı bir şekilde bağlanıp, gözleri de bağlanıyordu” itirafında bulunarak, işkence yapıldığını söyledi.
Komutanlar suçu birbirlerinin üstüne attı
Malatya Devlet Hastanesi’nin otopsi raporunda Adıyaman’ın boyun kırılması ve iç kanama sonucu öldüğü belirtilirken, askeri yetkililer Adıyaman’ın yer gösterme sonucu mayına basarak öldüğünü iddia ediyor. Köy karakolundaki görevli askerlerin Mahkeme Başkanı’nın sorduğu sorulara çelişkili ifadeler vermesi dikkat çekerken, hepsinin sorgunun C Timi tarafından yapıldığını ve bağırma sesleri duyduklarını söylemesi işkence yapıldığını kanıtlıyor. Karakol komutanı ifadesinde gözaltıların Malazgirt Jandarma Komutanı’nın bilgisi dahilinde ve C Timi tarafından yapıldığını iddia etse de, C Timi Komutanı ise, köyde gözaltıların kimler olacağı konusunda Karakol Komutanı’nın karar verdiğini söyledi. İ.K, Adıyaman’ın PKK’ye ait mühimmatların bulunduğu mağarada yer gösterme sırasında C Timi’nin denetiminde mağaraya doğru gittiğini, kendilerinin de güvenliği sağlamak için konumlandıklarını iddia etmişti. C Timi komutanı Astsubay Osman ise, mağaradan haberleri olmadığını Adıyaman’ın Karakol tarafından mağaraya götürüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi: “Sabah saatlerinde bir asker gelip beni çağırdı. Operasyon olduğunu kalkmam gerektiğini söyledi. Ben de kalktım hakim tepe olarak nitelendirebileceğim bazı yerlerde gerekli güvenlik önlemini aldık. Bu sırada patlama sesi duydum. Bir anda ortalık karıştı daha sonra 5-6 kişilik grubun patlama sesinin geldiği yönden gelmekte olduğunu gördüm. Olaydan sonra mağarada patlama olduğunu duydum. Ele geçen mühimmatları da karakol komutanın odasında görmüştüm. Ele geçen mühimmatın ve bombanın niteliğini bilmiyorum.”
C Timi 1993′te kuruldu
Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nin Jandarma Genel Komutanlığı’na, “C Timi’nin görev yapıp yapmadığı ile bu timlerin görev ve sorumluluklarının neler olduğu hususlarının araştırılarak bildirilmesi” resmi başvurusuna verilen “Gizli” ibareli cevapta, C Timi’nin ‘Jandarma Özel Hareket Timi’ adı altında 6 Nisan 1993 tarihinde kurulduğu bildirilirken, C Timlerinin isminin 22 Şubat 1994′de ‘Jandarma İç Güvenlik C Timi’ olarak değiştirildiği de kaydediliyor.
Sanıklar: İşkence gördük
İyikomşu Köyü’nde o dönem Arif Adıyaman ile birlikte gözaltına alınanlar çok kötü işkencelere maruz kaldıklarını anlatarak, birinci duruşmada şunları anlatmıştı: “Bize çok kötü işkence yapıldı. Ayaklarımızın altına coplarla vuruyorlardı. İki gün boyunca her türlü işkenceye maruz kaldık. Bizi karakoldan bırakırlarken, yürüyemiyorduk. Bizi ancak akrabalarımız sırtlarında eve götürebildi.” Aynı gün gözaltında bulanan E.Y ise gözaltından serbest bırakılacakları gün bir timin yanlarına geldiğini ve kendilerine, “Sizin aranızda erkek yok, bir erkek varmış o da Arif Adıyaman’dır” dediğini ondan sonra da Adıyaman’ın öldürüldüğünü anladığını aktardı. E.Y, “Gözlerimiz bağlı olduğu için kimseyi göremiyorduk. Ancak hepimiz hissediyorduk ki; Arif yaşlıdır, o işkencede öldürülmüştür” diye konuşmuştu.
DİHA















