Diyarbakır’da 200 Bin Kişilik Kutlama


Diyarbakır’deki nevruz kutlamalarına yaklaşık 200 bin kişi katılırken, kutlamada Abdullah Öcalan posterleri ve PKK flamaları açıldı.

Ramazan YAVUZ- Cem EMİR- Serdar SUNAR- Bayram BULUT(Radikal)

DİYARBAKIR’da Barış ve Demokrasi Partisi’nce (BDP) düzenlenen nevruz kutlamasına yaklaşık 200 bin kişi katılırken alanda Abdullah Öcalan posterleri ve PKK flamaları açıldı. Kutlamada ilk konuşmayı bayap Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı BDP’li Osman Baydemir, “Kürdün Türke, Türkün Kürde kurşun sıkması haramdır. Artık birbirimize karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Gerilladan, askere kurşun değil karanfil, askerden gerillaya operasyon kurşun değil karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Türk ve Kürt annelerinin kucaklaşmasının vakti gelmiştir. Daha fazla zaman kaybetmek yazıktır günahtır” dedi.

Diyarbakır’daki nevruz kutlamaları her yıl olduğu gibi bu yıl da Bağlar İlçesi’ndeki Nevruz Alanı’nda yapıldı. Kutlamalara, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı eski DTP Milletvekili Aysel Tuğluk, bölge milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Avrupa Parlamentosu eski milletvekili Feleknas Uca, Abdullah Öcalan’ın kardeşi Fatma Öcalan, partili belediye başkanları yöresel kıyafetlerle katıldı. Kandil’den gelen 8 PKK’lıdan Şeref Gençdal da protokolda oturdu. Nevruz alanında kutlamalara katılan sayısı öğle saatlerine doğru arttı.

Nevruz alanında PKK ve Abdullah Öcalan posterleri taşınırken, Öcalan’ın resminin bulunduğu ve üzerinde ‘Öcalansız dünyayı başınıza yıkarız’ pankartı dolaştırıldı. Sık sık PKK ve Öcalan lehine sloganların atıldığı kutlamada alana ölen bazı PKK’lılar ile patlamalarda ölen çocukların fotoğrafları asıldı. Bunlar arasında Lice’nin Fis Köyü’nde PKK’nın kurulduğu evin sahipleri Seyfettin ve Alaattin Zuğurlu’nun fotoğrafları da yer aldı. PKK flamaları ve sözde Konfederasyon bayrağı ile ‘Demokratik bir barış için el ele’, ‘Ya demokratik bir barış veya demokratik direniş’, ‘Demokratik bir barış için muhatap Öcalan’dır’ yazılı pankartlar açıldı.
Nevruz nedeniyle Diyarbakır’da polis geniş önlemler aldı, izinler kaldırıldı, 3 bin polis görevlendirildi. Ayrıca, Ankara, Eskişehir ve Şanlıurfa’dan gelen çevik kuvvet ekipleri kentin değişik noklarında önlem aldı. Gün boyu bir polis helikopteri kent üzerinde uçuş yaparken, nevruz alanına kurulan 4 ayrı noktadan tüm gelenler tek tek aranarak alındı.

İLK KONUŞMAYI BAYDEMİR YAPTI

Alanda nevruz ateşini BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk, Osman Baydemir, Fatma Öcalan, PKK’nın eski yöneticilerinden Mazlum Doğan, Mehmet Hayri Durmuş, Eşref Anlık, Ferhat Kurtay ve dağdaki PKK’lıların yakınlarıyla birlikte yaktı.

Kutlamada ilk konuşmayı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir yaptı. Konuşmasına Kürtçe başlayıp, Türkçe sürdüren Baydemir, şunları söyledi:
“Binlerce kez bu ittifakınıza, bu çoğalmanıza maşallahlar olsun. Şeyh Sait’ten Mazlum Doğan’a kadar, Seyyit Rıza’dan Ape Musa’ya kadar, Orhan Doğan’a kadar yiğitlerinizin emeğiyle oluştu. Ben onların önünde saygıyla eğiliyorum. Onların emekleriyle bu günler geldi. Bu yıl tarihi bir yıldır. Bizler yine onurlu bir barış için özgürlük için çaba sarf etmeliyiz. Her şeyden önce ittifaklı olmalıyız. Barışsever ve demokratların ittifakı olmalıdır. Kürtlerin birliği bütün halkların kurtuluşudur.”

“KURŞUN SIKMAK HARAMDIR”

Vicdani retçi hareketin mensuplarının da kutlamaya geldiğini belirten Baydemir, “Türk ve Kürt halkının kardeşliği için çaba sarfeden Gelibolu’dan Çanakkale’den, Yozgat’tan, Rize’den gelen genç kardeşlerim hoş geldiniz şeref verdiniz” dedi.
Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“21’inci yüzyılda bir kez daha bu mahşeri kalabalıktan bu mahşeri çoşkudan Kürt halkının vicdanına tek bir çağrım var. Kürdün Türke, Türkün Kürde kurşun sıkması haramdır. Artık birbirimize karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Gerilladan askere kurşun değil karanfil, askerden gerillaya operasyon kurşun değil, karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Türk ve Kürt annelerinin kucaklaşmasının vakti gelmiştir. Daha fazla zaman kaybetmek yazıktır, günahtır. Bu coşku inanıyorum ki barışı da özgürlüğü de hem Türke, hem de Kürde getirecektir. Binlerce kez müjde veriyoruz Şeyh Ahmet Hani’ye, Seyit Rıza’ya, Mazlum Doğan ve bütün arkadaşlara, Şeyh Sait’e biz diyoruz ki, siz mezarınızda rahat olun torunlarınız binlerle, milyonlarla bugün nevruz alanındadır ve nevruzu kutluyorlar. Özgürlüğün müjdesini bütün halklara ulaştırıyorlar.”

TUĞLUK: ÖCALAN SİYASİ İRADEMİZDİR

DTP’nin kapatılmasıyla milletvekilliği düşürülen siyasi yasaklı Aysel Tuğluk, kornuşmasında 2010’da yeni bir sürece girdiklerini belirterek, “Önümüzdeki süreç açısından da bu halk asla onurundan vazgeçmeyecek, asla özgürlüğünden vazgeçmeyecek” dedi.

Kürt sorununda sanki bir muhataplık krizi varmış gibi davranıldığını belirten Aysel Tuğluk, “Bu yapılan bilinçli bir şeydir. Sayın Başbakan bir kaç gün önce diyor ki, muhataplık yetkisine ancak Meclis karar verir diyor. Biz bu sorunun çözümünde sayın Öcalan’ı PKK’yı muhatap gösteriyoruz diye bizi eleştiriyor sayın Başbakan. Sayın halkımız size soruyorum, Kürt halkının muhatap sorunu var mıdır? Sayın Başbakan muhataplık ve müzakere yetkisi sadece Meclis’e ait değildir, bu halka bu topluma aittir. Bu halkın sayın Öcalan bizim siyasi iredimizdir” dedi.

Muhataplık yetkisi Meclis’teyse neden DTP’nin Meclis’ten atıldığını soran Tuğluk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu halk kime muhataplık yetkisi vermişse, sorunu çözmek isteyenler bir şekliyle onlarla diyalog kurmalıdır, konuşmalıdır, başka çözüm yolu yoktur. Buradan söylüyorum, biz kimseyle konuşmayız, biz kimseyi muhatap almayız derseniz bir milim adım atamazsınız. Amed’den hükümete söylüyorum ki, bu halkın düşmanlığını değil bu halkın gelin dostluğunu kazanın, bu halkın sevgisini kazanın, bu halkın kardeşliğini kazanın diyoruz. Biz Kürtler ortak vatanda eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşamak istiyoruz. Siyasi irademize saygı istiyoruz. Değerlerimize saygı istiyoruz. Dilimize kimliğimize saygı stiyoruz. Lütfen insanlar ölmesin, gençlerimiz ölmesin ne yoksul Kürt çocukları, ne yoksul Türk çocukları ölmesin diye gelin 2010 nevruzunu kardeşliğin nevruzu ilan edelim. Barışı kazanıncaya kadar iradeli duruşumuzu, direngen duruşumuzu devam ettireceğiz. Size söz veriyorum. İnanıyorumki özgürlük barış kazanacaktır ve bu coğrafya bir gün özgürlüğe kavuşacaktır.”

Ahmet Türk: Biz muhattap bulamıyoruz

Kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eski genel başkanı Ahmet Türk önce Kürtçe sonra Türkçe yaptığı konuşmada, devletin Kürtlere baskı yaptığını kenlidelerinin ise kardeşlik istediklerini ileri sürerek, “Bu halkın isteğini sizler kısamazsınız. Siyasetinizle bunu engelleyemezsiniz. Bu halk duruşuyla çok şeyler söylemiştir” dedi.

Nevruzun 2600 yıl önce halkların zulme karşı başkaldırı günü olduğunu söyleyen Ahmet Türk, “Zulüm devam ettiği için zalim Dehaklar olduğu için bugün çağdaş Kavalar destanlar yaratıyor. Bugün siyasete baktığımızda, Türkiye’ye baktığımızda halen Kürtleri uyutma politikası yürütülmektedir. Açılımdan söz edilmektedir. Kürt halkı için muhatap arıyoruz demektedirler. İşte meydan, işte muhatap, işte Kürt halkı işte 30 yıldan beri Kürt halkının mücadelesini yapan işte insanlarımız, işte mücadele arkadaşlarımız” dedi.

Ahmet Türk, Kürt halkının özgürlük mücadelesini dünyanın gündemine taşıdıklarını belirterek şöyle dedi:

“Aslında Kürt halkı muhataptır, hazırdır ama siz muhatap bulamıyoruz diyorsunuz. Muhatap biz bulamıyoruz. Faili mechul cinayetlerle bu halkı sindirmeye kalkıştılar, olmadı. Onbinler, yüzbinler oldu. Yüzbinler milyonlar oldu ve bugün milyonlar özgürlük için mücadele ediyor. Elbette yürekten inanıyorum o özgürlüğü hep birlikte yakalayacağız. Ona kavuşacağız.”

Türkiye’nin dünyayı Kürtlerin karşısına dikmeye çalıştığını, uluslararası komploları gündeme getirdiğini öne süren Ahmet Türk, halkın sesi olduğunu iddia ettiği Roj TV’yi kapatmak için her yönteme başvurulduğunu söyledi. Ahmet Türk, “Yoldaşımız Zübeyir Aydar’ı, Remzi Kartal’ı tutuklatarak Kürt açılımdan söz edebiliyorlar. Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye diyoruz ve artık Kürtleri kandıramazsınız diyoruz” dedi. Ahmet Türk, DTP’nin kapatılmasını ve bölgedeki belediye başkanlarının tutuklanmasını eleştirirken, “Bizi inkar edenlerin bizi suçlaması bizim için hiç önemli değildir. Bizim için onurdur. Bizim için önemli olan halkımızın gözünde suçlu olmamaktır” dedi.
Tehditler ve sindirme politikalarının kendilerini yıldıramayacağını anlatan Ahmet Türk, “Eğer gerçekten barıştan yanaysanız, Kürt halkının iradesini Parlamento’ya yansıtmamak için kurduğunuz yüzde 10 barajını kaldırın. Kürt halkının taleplerini dile getiren, Kürt halkının siyasi öncüleri üzerindeki baskıları kaldırın. Terörle Mücdele Yasası’nı kaldırın. Halkımızın taleplerini dile getirme şansını yaratın” diye konuştu. Türk, bunların ilk adım olacağını, taleplerinin bunlarla sınırlı olmadığını sözlerine ekledi.

Leyla Zana: 4 parça Kürdistan
Kapatılan DEP eski Milletvekili Leyla Zana da Kürtçe yaptığı konuşmasında İmralı ve diğer cezaevlerinde yatan PKK’lıların nevruzunu kutlarken, “Sizler Kürdistan’ın beynisiniz. Siz de biliyorsunuz ki, sizler bir karar verirsiniz hepsini etkiler. Sizler bir adım atarsanız biliyorsunuz ki bütün Kürtler aynı yoldadız. Bütün Kürdistan sizinledir” dedi.

Kürdistan’ın 4 parça olduğunu ve nevruzun hepsine kutlu olmasını dileyen Leyla Zana, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nevroz Kürtlerin varlığıdır, Nevroz Kürdün kendisidir Kürdün rengidir. İmralı zindanından, Mahabat zindanına kadar bütün özgürlük tututlular sizin de nevruzunuz kutlu olsun. Yüreğimizin yarası çocuklarımız, 10 yaşındaki çocuklarımızın kendinizi Amed’in zindanındaki çocuklar, beyinleri büyük olan yürekleri sıcak olan ancak yaşça küçük olan çocuklarımız sizlere kurban olayım. Sizler küçüksünüz ama amacımız büşüktür. Yüreğiniz ve umutlarınız her zaman ayaktadır. Sizleri esir aldılar. Utansınlar ve Allah’tan korksunlar, 7 yaşındaki çocuklardan utansınlar. Ne kadar savaş yaşanırsa yaşansın hiç kimse, hiç bir devlet hiç bir düşmanlık 12- 15 yaşındakti çocukları tutuklamamışlar. Cumhurbaşkanı’ndan, Başbakan’ına, bu halktan hiç utanmıyor musunuz? Allah’tan, Peyamber’den korkmuyorsunuz? Çocuklarınız kucağınızda, bizimkiler ise zindanlardadır. Brüksel’den, Ortadoğu’ya kadar Kürtler hiç kimseye zarar vermemiştir. NATO’dan da soruyorum, Kürtlere yönelik bu saldırılar niçindir? Kürt halkının başına neden çuval geçiriyorsunuz?”
Leyla Zana, Roj TV’ye baskın ve tutuklamaları da eleştirirken “Tutuklanan arkadaşlarımızı bıraksınlar. Eğer Kürtlerin sabrını denemek istiyorlarsa Kürtler sabırlıdır. Biz kimseye zarar vermek istemiyoruz. Biz istiyoruzki yaşamın ortağı olalım. Eğer bizler bugün ittifak yaparsak, bütün Kürdistan halkı yek vücut olursa, halkımızın çıkarları için birlik olursak ve toplanırsak, konferans yaparsak ulusal düzeyde, hiç kimse artık bizim başımıza çuval falan geçiremez. Kürtler ulusal bir konferansta birleşip kuvvetlenirse o zaman muhatapta olur” dedi.

Öcalan’ın sinevizyon gösterisi
Diyarbakır’daki nevruz kutlamalarında İmralı’da çarptırıldığı ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan’ın 10 dakika süren sinevizyon gösterisi yapıldı. Öcalan’ın nevruz mesajı avukatları tarafından okundu.
Diyarbakır’da kutlamalara öğleden sonra katılan sayısı daha da artarken, alanda zaman zaman izdiham yaşandı. BDP’lilere göre kutlamalara katılanların sayası 400 bini buldu.

PKK’lı Gençdal: İrademiz Öcalan

Diyarbakır’daki nevruz kutlamasına Kandil Dağı ile Mahmur Kampı’dan gelen PKK’lılar da katıldı. Toplu halde nevruza katılanları selamlayan grup adına konuşmayı Kandil Dağı’ndan gelen PKK’lı Şerif Gençdal yaptı. ‘PKK halktır, halk burada’ sloganları arasında konuşan Gençdal sözlerine “Selamlar dağların başkenti Amed. Bizler dağda olduğumuz zaman bizler her zaman Amed’deki nevruzu izliyorduk. Şimdi de Amed nevruzunda yerimizi alıyoruz. Dağların nevruzunu burdan kutluyorum. Hapishanedekilerin nevruzunu kutluyorm” dedi.

“Siyasi irademiz önder Abdullah Öcalan’dır” diyerek PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın nevruzunu kutlayan Şeref Gençdal, bugüne kadar birçok kez ateşkes ilan edip barış elini uzattıklarını ancak bu ellerinin hep havada kaldığını söyledi. Gençdal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi Kürt halkı bu meydanda bir kez daha iradesiyle çağrı yapıyoruz, bizler hazırız bu sorunu çözmek için. Demokratik bir ülke için, demokratik bir Cumhuriyet için buradayız. Ancak sizler de hazır mısınız veya değil misiniz? Kürt halkı ama hazırdır. Bu elin havada kalmaması için çoğu kez çağrı yaptık. Muhatap meselesinden bahsedildi. Muhatap 2.5 milyon insanın ‘Siyasi irademizdir’ dediği, irademiz Abdullah Öcalan’dır, İmralıda’dır. Sizler bu sorunu çözmek istiyorsanız o zaman pratik adımlar atın. Bir operasyonları dağlarda ve şehirlerdekini durdurun. İkincisi çözüm istiyorsanız, 14 Nisan’dan beri süren operasyonlarda tutuklanan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Üç, bu sorunun çözümünün muhatabı olan İmralı da, muhatap alınmalı. Dört, müzakere yapılmalı. Bu pratik 4 adım atılırsa bu sorun çözümlenir. Biz bir kez daha çağrı yapıyoruz. Görüşmeler yapılmalıdır. Bu görüşmelerle sorun çözümlenebilir.”(dha)

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>