Mustafa Malçok’un öyküsü

Diyarbakır’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle bedenini ateşe veren lise öğrencisi Mustafa Malçok, TMK mağduru çocuklarla ilgili yapılan bir çalışmada tutuklu kaldığı dönemi ve gözaltında uğradığı işkenceyi anlatt

Malçok, “Küçük bir çocuk panzere taş atsa ne zararı olur’ diye düşünülebilir, ama yaşadıklarım bana bizden çok korktuklarını öğretti” demişti.

Önceki akşam haber ajansları “Dicle Nehri kenarında vücudu tamamen yanmış halde bir erkek ceset bulundu” haberleri geçti. İşin iç yüzü ise, çok geçmeden anlaşıldı. 17 yaşındaki lise öğrencisi Mustafa Malçok’un yanan bedeninin yanında, “15 Şubat karanlığını yanan bedenler aydınlatacak” yazılı not bulundu. Ziya Gökalp Lisesi son sınıf öğrencisi olan Malçok, TMK kapsamında iki yıl önce lise birinci sınıfta iken gözaltına alınarak, tutuklanmış ve 2,5 ay Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutulmuştu. Tahliye olduktan sonra yeniden okula devam eden Malçok ile Gazeteci Esra Çiftçi, geçtiğimiz yıl hazırladığı bir kitap için bir görüşme gerçekleştirmiş. Çiftçi’nin “Gözlerinin içinde hüzünlü, kararlı, insana umut veren koca bir gülümseme vardı” diye tarif ettiği Malçok, neden tutuklandığını ve neden TMK mağduru olduğunu ayrıntılı olarak anlatıyor.

Bir buçuk ayda iki defa gözaltı

3 Kasım 2009′da Ramazan Bayramı’ndan bir kaç gün önce “üzerine ifade olduğu” gerekçesiyle okul çıkışı gözaltına alındığını anlatan Malçok, baskıların o günden sonra devam ettiğini ve o tarihten bir buçuk ay sonra yeniden evini basan polisler tarafından gözaltına alındığını söylüyor. Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldükten sonra yaşadıklarını anlatan Malçok, “Barikat kurma, yol kesme, polis panzerine taş atmak gibi suçlarım olduğunu söylediler. 18 yaşından küçük olduğumu biliyorlardı, ama yine de beni Terörle Mücadele Şubesi’ne götürdüler. Sürekli dayak atıyorlardı, sanki öç alıyorlardı. Ben de her sordukları soruya ters cevap veriyordum. Sonra savcılığa sevk ettiler, bir sürü yapmadığım şeylerin yazılı olduğu suçları söylediler. Bir baktım Diyarbakır Cezaevi’ndeyim” diyor.

Cezaevi hüzün ve arkadaşlıklar

Cezaevine girene kadar ki sürede yaşadıklarını ”esir gibiydik’ diye anlatan Malçok, koğuşa girdikten sonra ise, yaşıtlarını görünce sevindiğini belirtiyor. İlk başlarda anne babadan ayrılmanın getirdiği hüznü yaşadığını, ardından ise arkadaşlarına çok alıştığını belirten Malçok, “Orada birbirimizle daha güzel bağ kurduk, ısındık. Dışarı çıktıktan sonra bile devam etti bu dostluğumuz. Ben cezaevinde 74 gün, 2 bucuk ay kaldım, sonra tahliye oldum. Mahkemem halen devam ediyor” diye anlatıyor. Malçok, kaldığı koğuşta yaşları 14 ile 17 arasında olan arkadaşları ile yaşadıklarını ise, “Hepimiz el bebek gül bebek büyütülmüşüz. İlk başlarda çamaşır yıkama falan bilmiyoruz. Zamanla öğrendik, psikolojik olarak çok kötü olan arkadaşlarımız vardı. Uykusunda bağıran. Ama hepsi polisin verdiği korkuydu. Biz onlara yardımcı oluyorduk” cümleleri ile aktarıyor.

Çıkınca okula devam etti

Tahliye olduğu gün karne günü olduğunu da dile getiren Malkoç, dilekçe verdiği halde cezaevinde okula devam etmesine izin verilmediğini, ancak çıktıktan sonra yoğun bir çalışma ile bütün sınavlarından geçtiğini belirtiyor.

Panzere taş atan çocuktan niye korkarlar?

“Ellerinde hiçbir belge veya tutanak yoktu, ama bizden çok korkuyorlardı” diyen Malçok, devletin panzere taş atan bir çocuktan korkmasının nedenlerini büyük bir olgunlukla dile getiriyor. Malçok, söyleşiyi şu cümleler ile tamamlıyor: “Bir çocuğun mitinge gitmesi, yasa dışı eyleme katılması, panzere taş atmasından ne olacak ki, diye düşünüyordum ilk başlarda. Sonra anladım ki, sistem için çok büyük bir suç bu. ‘Küçük bir çocuk panzere taş atsa ne zararı olur’ diye düşünülebilir, ama yaşadıklarım bana bizden çok korktuklarını öğretti. Bizi potansiyel tehlike olarak görüyorlar. ‘Şimdi böyle yaparsa ileri de ne yapmaz ki’ diye düşünüyorlar. O yüzden küçük çocukları okullarında ailelerinden koparıp, hapishanelere tıkıyorlar. Onlara göre bizim yolda yürümemiz bile suç. Bazılarımızı kurban seçip içeri atıyorlar ve bu dışarıdakilere gözdağı oluyor. Gözdağı diye alınanlar dışarı çıktığında gördüğü baskıya karşı bilinçleniyor ve birer militan oluyor.”DİHA

Displaying 2 Comments
Have Your Say
  1. mustafa diyor ki:

    öncelikle mustafa malçok çok sevdiğim arkadaşımdı alahtan rahmet ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum ben öncelikle bu ismi taşıdığıma gurur duyuyorum mustafa arkadaşımızın dediğiğibi işkenceler çok fazla herkes yok sanıyor göz ardı yapıyor ama yaşayan bili ben daha önce aynı suçtan alındım yani taş atmada yaşım 12 veben inanılması güç yaşaması imkansız şeyle gördüm arkaşlarıma yapıyorlardı belki kendileri bunu gözdağı verdiklerini sanıyor korkuyoruz sanıyor ama unutmasınlarki bir MUSTAFA MALÇOK gider 100 mustafa malçok gelir. ben aslın da şunları niye anlatıyorum c evindeki insanların ve de özelikle çocukların ne çektiklerini dtüm dünya duysun isterim. buna bi durdemenin zamanı geldi.durduralım bu ayıbı hepberabar sayğılarımsa ABLA.

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>